Yaşlanma, iyi bir cilt kalitesinden yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkışına kadar bir yolculuktur. Genellikle derideki fibroblast hücre sayılarının ve aktivitelerinin azalması ile başlar. Bu durumu derideki kollajen, hyalüronik asit(HA) ve elastin liflerin azalmasını takip eder. Cildimiz lokalizasyonlara bağlı değişmekle birlikte çeşitli yeter miktarda kalınlığa sahiptir. Yaşlanma süreci başlıca cildimizin incelmesine, parlaklığını kaybedip matlaşmasına, nemini kaybedip kırışmasına ve yer yer sarkmasına sebep olmaktadır. Yirmili yaşlarda derimizdeki fibroblast hücre sayısı ve aktivitesi yeter miktarda olduğu için genellikle parlak, nemli ve tonusu yüksek gergin bir cilde sahibiz. Gerek genetik süreç gerekse çevresel faktörler yaşlanma sürecini 20-25 li yaşlarda başlatır. İlk olarak yüzümüzde en ince deriye sahip olan bölge kırışmaya başlar ve bizi rahatsız eder; ki burası göz altlarımızdır.
Yaşlanma sürecini yavaşlatmak mümkün!
Yıllara meydan okuyabilmenin elbette bir veya birkaç yöntemi bulunmaktadır. Yaşlanmak kaderimiz olabilir ancak yaşlanmayı minimalize etmek veya moda deyimle ‘’güzel yaşlanmak’’ için sizlerin ve biz hekimlerin yapabileceği ve sonuç alabileceği çok sayıda öneri, işlem ya da yaşam tarzları bulunmaktadır. Kişisel faktörler, genetik miras, coğrafik ve çevresel faktörler yaşlanma hızında her ne kadar etkili olsa bile sizlerin yaşlanma hızını minimalize eden alışkanlıklar edinmenizin büyük önemi bulunmaktadır.
Foto yaşlanmadan korunmak için gün ışığının olduğu her yerde 3-4 saat ara ile güneş koruyucumuzu yenilemek, günlük sıvı ihtiyacımız olan kilogram başına 40-50 ml suyu içmek, özellikle geceleri kaliteli uyumak, stres ve aşırı sıcak-soğuktan uzak kalmak, toksik tüm yiyecek ve içeceklerden arınmak, yaşlanma fizyolojisinin yavaşlatılmasında azımsanmayacak etkiye sahiptir.
Biz mezoterapi hekimleri ciltteki yaşlanmayı yavaşlatmak için mezoterapinin anti-aging ilaç kokteylleri olarak bilinen Gençlik Serum’larını kullanmaktayız. Özellikle Amino asit Replasman Tedavisi (ART) en güçlü sonuç aldığımız bir mezoterapi Gençlik Serumu’dur. İçerdiği yoğun HA ile cilde kaybettiği nemi geri kazandıran ve uzun dönem cildin nemli kalmasını sağlayan etkiye sahiptir. ART, fibroblastlar üzerinde aktivite artışına sebep olan dört güçlü aminoasidi içerir. (Glisin,L-proline,L-lysine ve L-lösin) Bu aminoasitler önemli miktarda kollajen üretimini tetiklemekle yaşlanma sürecine ‘’dur diyen’’etkiye sahiptir. ART, 20 li yaşlardan sonra her yaş grubuna ve kadın erkek herkese uyguladığımız Gençlik Serumu’dur. Yan etki ve komplikasyonları olmadığı gibi günlük işler arasında yaptırıp hayatınıza devam edebildiğiniz kadar konforlu bir uygulamadır. Kliniklerimizde kullandığımız güçlü anestezik kremler ile cildi uyuşturup 30-40 dk’lık bir seans süresi olan keyifli bir uygulamadır. Yine yaşa ve cilt yapısına bağlı olarak yılda 2-3 seans uyguladığımız ve ardışık seanslar arasına 2-3 hafta koyduğumuz bir Gençlik Serumu’dur.
Gençlik Serumu’ nu Tercih Etme Nedenimiz Çok Fazla
Uzun yıllar boyunca cildimizde incelme, matlaşma ince ya da derin kırışıklıklar ve en önemlisi de oluşan ciddi sarkmaları onarır ve yeniden oluşumlarını engeller. Ancak diğer uygulamalarımızdaki gibi tam etkisini işlemden hemen sonra gösterebilen uygulamalar ile karıştırılmaması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü zaman ilerledikçe etkisini artırarak devam eden tedavilerimizin başında Gençlik Serumu yer almaktadır. İlerleyen yaşımızda cilt kalitemizden ödün verdirmediği için uzun soluklu etkileri bulunmaktadır. Yıllardır yaşlanma sürecinin yönetiminde kullandığımız Gençlik Serumu yani Amino asit Replasman Tedavisi (ART) pozitif sonuçları ve uzun süreli etkisi ile hem bizim hem de hastalarımızın yüzünü güldürmeye devam etmektedir.




