Her Daim Genç ve Güzel

Biz kadınlar kaç yaşında olursak olalım her daim genç ve güzel görünmek isteriz. 50 yaşındayken 40 yaşında gibi, 40 yaşındayken 30 yaşında gibi, yorgunken dinlenmiş gibi, makyajsızken makyajlı gibi görünmek isteriz, yani hep isteriz. Bunlar için de taze, nemli ve parlak bir cilt şarttır. 

Cildimiz vücudumuzda en geniş yer kaplayan organımızdır. Genetik olarak ne kadar şanslı olsanız da yaşla birlikte çevresel faktörlerin de etkisiyle cildimiz zarar görmeye başlar. Tabii ki sağlıklı beslenmek, yeterli su tüketmek, alkol ve sigara kullanmamak, spor yapmak, kilomuzu ideal ölçülerde tutmak, vitamin ve kolajen takviyeleri almak temel yapmamız gerekenlerdir. Ancak parlaklığını kaybetmiş kuru bir cildimiz varsa ya da yaşla birlikte yüz, boyun ve dekoltemizde ince çizgiler ve sarkmalar başladıysa, ellerimiz çamaşır suyu ve dezenfektanlar nedeniyle kuruduysa yani cildimiz nemlenmek ve gençleşmek istiyorum diye çığlık atıyorsa Amino Asit Replasman Tedavisi (ART) adıyla bilinen Gençlik Serumu bize hastalarımızı memnun etmek için nokta atışı sağlamaktadır. 

Hastalarıma Gençlik Serumu uygulamasını iki amaçla yapmaktayım. Tüm tedavi protokollerimizde olduğu gibi amacımız genç hastalarımızın cilt sağlıklarını korurken, 35 yaş üstü hastalarımızın ise cilt kuruluğu, ince çizgilerini ve incelmiş ciltlerini tedavi etmektir. Tüm tedavi protokollerinde olduğu gibi maksimum sonuç için devamlılık olmazsa olmazdır. Genç hastalarımızda yılda 2 seans, ileri yaşlarda ve cildin ihtiyacına göre değişmekle birlikte 4 ve 5 seans uygulamak idealdir. Estetik Cerrahi Uzmanı olarak bizim tavsiyemiz tüm medikal estetik işlemlerde olduğu gibi 30’lu yaşların başında başlayıp düzenli uygulamalarla en iyi sonucu almaktır. Menopoza yaklaştıkça cildimizde hyalüronik asit, kolajen ve elastin kaybı hızlanmaktadır. Gençlik Serumu içeriğindeki 4 temel amino asit (Glycine, L-Proline, L-Lysine, L-Leucine) sayesinde uzun soluklu kolajen üretimini yeniden sağlamaktadır. Ayrıca hyalüronik asit içeriği sayesinde de cildimizin azalan nemini takviye etmiş olmaktadır. Gençlik Serumu uygulaması ile cildimizde var olan ancak zamanla üretimi azalan yapı taşları yeniden yerine konmaktadır. Dolayısıyla güvenilir bir estetik uygulamadır.

Yaklaşık 5 yıldır Gençlik Serumu’nu güvenle hastalarıma uygulamaktayım. Zevkle ve sıklıkla uyguladığım bir tedavi protokolüdür. Hastalarımdan Gençlik Serumu uygulaması sonrası aldığım tepkiler; sabah uyandığım zaman yüzümde su damlası var gibi hissediyorum, makyajsız da dışarı çıkabiliyorum v.b sözlerdir. Tüm bu geri bildirimler hekim olarak bizleri mutlu etmektedir. 

40’lı yaşlarında yoğun çalışan bir Estetik Cerrahi Uzmanı olarak Gençlik Serumu benim de yılda 4 seans olarak vazgeçilmezlerim arasında yerini almıştır. Alerjik bünyeli bir kadın olarak güvenle kendime ve hastalarıma uygulayabilmekteyim. 

Her daim taze ve güzel; Gençlik Serumu’nun çıkış noktası bence budur. Gençken gençliğimizi korumak, ileri yaşlarda yaşımızın iyisi olmak, yüz ve boyun germe ameliyatları sonrasında da canlı bir cilt ile ameliyat başarı oranımızı arttırmak için ART (Aminoasit Replasman Tedavisi) vazgeçilmezlerimiz arasında yerini almıştır. 

                                                                              Op. Dr. Emel Yurdakul Sıkar 

                                                          Plastik, Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İletişim Formu